Baba olmak ne demek, sorusuna cevap arayışı
ben nasıl bir bebektim

Bir süre önce burada aklıma takılan bir meseleyi yazmış, Erden’in doğumuyla birlikte, hatırlamayı başaramadığım kendi bebeklik anılarım nedeniyle, Erden’le ilgili bazı “gerçekler”i burada paylaşmaya karar vermiştim. Bir süredir başka bir şeyler aklıma takılıyor: Erden beni nasıl bir baba olarak anacak? Sorunun cevabını vermek kolay değil. Erden’in bilinçli biçimde anımsayacağı anıları henüz oluşmadı, 1-2 yıl içinde bir çok ânı biriktirmeye başlayabilecek. O andan itibaren, 20’li yaşlarında (veya 30’lu, 40’lı yaşlarında) beni

Devamı için…

Ben nasıl bir bebektim? Maalesef bu sorunun cevabını kendimiz veremiyoruz, çünkü hayatımızın ilk 2-3 yılında yaşadıklarımız, henüz dil yeteneklerimizin gelişmemiş olması ve bir çok başka nedenden dolayı hafızada yer etmiyor. Bu durumda, sorunun cevabına dair bilgilerimiz sadece ikincil kaynaklardan, çoğunlukla da anne babalardan gelenlerle sınırlı. Kendi ebeveynlik deneyimimde çevremden gördüğüm kadarıyla bu bilgi de pek güvenilir değil, çünkü ebeveyn olarak çocuğumuzla ilgili anılarımızın önemli bir kısmını “biz nasıl istersek öyle” hatırlıyoruz.

Devamı için…

Evet, böyle bir soru var ve aslında verilecek her türlü cevabının doğruluğu epey tartışılır. Ebeveynlerin, bebeklerinin gelişimi konusunda bazı olumsuzlukları bastırdıkları, bazılarını gerçekten unuttuklarını daha önce bir yerlerde yazmıştım. Buna ilave olarak, bebeklerle ilgili bazı önyargıların da (zaman zaman ebeveynler ve onların ebeveynleri tarafından) şehir efsanesi haline getirildiğini de düşünmeye başladım. Örneğin: “çocuk çok ağlıyor, hiç susmuyor”, “hiç uyumuyor”, “bütün gece ağladı”, “bütün gece uyumadı” gibi. Bu cümlelerin hiçbiri doğruyu yansıtmıyor

Devamı için…